Makale Listesi
Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlanılması | 2013-08-27

 

YURTDIŞINDA GEÇEN SÜRELERİN BORÇLANILMASI MÜMKÜN MÜDÜR?


TÜRK VATANDAŞI OLMAYANLAR YURTDIŞI ÇALIŞMALARINI BORÇLANABİLİRLER Mİ?


ÇİFTE VATANDAŞLARIN YURT DIŞI BORLANMASI HAKKI VAR MIDIR?


BİR YABANCI, TÜRK VATANDAŞLIĞINA GEÇEREK YABANCI ÜLKEDEKİ HİZMETLERİNİ BORÇLANABİLİR Mİ?


YABANCI ÜLKEDE TÜRK İŞVERENE BAĞLI OLARAK ÇALIŞANLARIN YURTDIŞI ÇALIŞMALARINI BORÇLANMASI MÜMKÜN MÜDÜR?


TÜRK VATANDAŞLIĞINDAN ÇIKMIŞ OLANLAR TÜRK VATANDAŞIYKEN YURTDIŞINDA GEÇEN ÇALIŞMALARINI BORÇLANABİLİRLER Mİ?


YURTDIŞI HİZMETLERİNİN BORÇLANILMASINDA SİGORTALILIK BAŞLANGICI NASIL TESPİT EDİLİR?


EV KADINLARI,ÇALIŞMAYAN KADINLAR YURTDIŞINDA BULUNDUĞU SÜREYİ BORÇLANARAK TÜRKİYEDEN EMEKLİ OLABİLİRLER Mİ?


YURTDIŞINDAKİ ÇALIŞMALAR TÜRKİYE’DE HANGİ KURUMDAN BORÇLANILABİLİR?(SSK MI?BAĞKUR MU?EMEKLİ SANDIĞI MI?)


YURTDIŞI BORÇLANMASI YAPMAK İÇİN BELİRLİ BİR SÜRE VAR MIDIR?


YURTDIŞI BORÇLANMASI İÇİN  ÖDENECEK TUTAR VE BORÇLANILACAK SÜRE NASIL BELİRLENİR?


YABANCI ÜLKEDE ÖDENEN SOSYAL GÜVENLİK PRİMLERİ TÜRKİYE’YE TRANSFER EDİLEREK YURTDIŞI BORÇLANMASINA MAHSUP EDİLEBİLİR Mİ?


YURTDIŞINDA ÇALIŞAN TÜRK VATANDAŞLARININ VEYA YURTDIŞINDA BULUNAN TÜRK VATANDAŞI EV HANIMLARININ VEFATI HALİNDE, YURTDIŞINDA ÇALIŞTIKLARI SÜRE VEYA YURTDIŞINDA BULUNDUKLARI SÜRE ,MİRASÇILARI TARAFINDAN BORÇLANILARAK MAAŞ BAĞLANMASI İSTENİLEBİLİR Mİ?


YURT DIŞI ÇALIŞMALARINI BORÇLANARAK AYLIK ALMAYA BAŞLAYANLARIN MAAŞLARI HANGİ HALLERDE KESİLİR?





YURTDIŞINDA GEÇEN SÜRELERİN BORÇLANILMASI MÜMKÜN MÜDÜR?

Yurtdışı hizmet borçlanmasının yasal dayanağını 3201 Sayılı Yurtdışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurtdışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun,5510 Sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu,Vatandaşlık Kanunu oluşturmaktadır.Yurtdışı hizmetlerinin borçlanılması Türk vatandaşlarının,yurtdışında çalıştıkları sürelerin,yurtdışında bulunan kadınların burada geçirdikleri sürelerin borçlanılarak sanki Türkiye’de çalışmış gibi sayılması ve Türkiye’deki çalışma sürelerine eklenerek yaşlılık aylığı almaya hak kazanmaları halini ifade eder.

3201 Sayılı Yurtdışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun’un 1.maddesinde  yer alan “18 yaşını dolduran Türk vatandaşlarının yurt dışında geçen ve belgelendirilen çalışma süreleri ,bu çalışma süreleri arasında ve ya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri,2.maddede belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim,kesenek ve karşılık ödenmemiş olması ve istekleri halinde sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir”şeklindeki hükmü,2008 yılında yapılan değişiklikle “Türk vatandaşları yurt dışında 18 yaşını doldurduktan sonra ,Türk vatandaşı olarak geçen ve belgelendirilen sigortalılık sürelerivle bu süreler arasında veya  sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurtdışında ev kadını olarak geçen süreleri ,bu kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri halinde ,bu kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir” şeklinde değiştirilmiştir.

Yine 3201 Sayılı Kanun’un 2.maddesinin c fıkrasında sürelerin değerlendirilmesi “ Türk vatandaşlığını haiz olanların 1.maddede belirtilen sürelerinin istekleri halinde değerlendirilmesi” şeklinde ifade edilerek açıklanmıştır. Yine 3201 Sayılı Kanun’un  Uygulama  Yönetmeliği’nin 2.maddesi “Bu yönetmelik hükümleri,ikili veya çok taraflı sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış olup olmadığına bakılmaksızın yabancı bir ülkede Türk vatandaşı olarak çalışmış,çalışan veya çalışacaklar ile gerek borçlanma gerekse aylık alma sürelerinde Türk vatandaşı olanları kapsar.” biçimindeyken,2008 yılında yapılan değişiklikle “Bu yönetmelilk ,ikili veya çok taraflı sosyal güvenlik anlaşması yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın yabancı bir ülkede geçen sigortalılık ev kadını sürelerinde ve borçlanma tarihinde Türk vatandaşı olanları kapsar” şeklinde değiştirilmiştir. Yine aynı yönetmeliğin yürürlükte olan 6/2-b bendinde ise “Türk vatandaşlığının kazanılmasından önce veya Türk vatandaşlığının kaybedilmesinden sonra yurtdışında sigortalı veya ev kadını olarak geçen süreler……borçlandırılmaz.” düzenlemesi yer almaktadır.Buna göre yurtdışı borçlanmasının koşullarını şu şekilde başlıklar halinde sayabiliriz:

•Türk vatandaşı olmak (Uygulamada aşağıda açılanacağı üzere bazı hallerde zorunlu bir koşul sayılmamaktadır),
•Belirli bir süre yurtdışında çalışmak ve/veya bulunmak
•Çalıştığı ve/veya bulunduğu süreleri belgelendirmek,
•İlgili kuruma talepte bulunmak,


TÜRK VATANDAŞI OLMAYANLAR YURTDIŞI ÇALIŞMALARINI BORÇLANABİLİRLER Mİ?
TÜRK  VATANDAŞI OLMAK:

3201 Sayılı Yasa’nın ilgili maddeleri tek başına ve lafzi olarak nazara alındığında;Türk vatandaşı olma zorunluluğunun iki halde yerine getirilmesi gerektiği söylenebilir:
1-Borçlanma talebinde bulunan kişinin başvuru anında Türk vatandaşı olması,
2-Borçlanmaya konu,borçlanılması istenen sürede ilgilinin Türk vatandaşı olması.


BORÇLANMA TALEBİNDE BULUNAN KİŞİNİN,BAŞVURU ANINDA TÜRK VATANDAŞI OLMASI:

Uygulamada SGK’ya yapılan başvurularda ,borçlanma başvurusunda bulunan kişinin ,başvuru tarihi itibariyle Türk vatandaşı olup olmadığına,Kimlik Paylaşım Sistemi üzerinden Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği alınarak bakılmakta ve başvuranın Türk vatandaşı olmadığı tespit edilirse,başvuru anında Türk vatandaşı olmadığı için sigortalı ve hak sahiplerinin yurt dışı hizmetlerini borçlanma talepleri reddedilmektedir.

Yukarıda bahsedilen uygulama çok sayıda kişinin emekli olamamasına yol açarak mağdur olmalarına neden olmaktadır.

Örnek 1: Ahmet  Almanya’da 1986-2006 yılları arasında  20 yıl boyunca hizmet aktine bağlı olarak çalışmış eşi Elif ise  ev kadını olarak çalışmaksızın aynı zaman diliminde 20 yıl boyunca Almanya’da bulunmuş, ikamet etmiş ve her ikisi de Türk vatandaşlığından  sonradan izinle Bakanlar Kurulu kararıyla 2007 Yılı’nda çıkarılmış,her ikisi de  Türkiye ‘de Mavi Kart olarak bilinen uygulamadan yararlandırılmış olup, her ikisi de halen Alman vatandaşıdır.

Ahmet ,Türkiye’de 506 Sayılı Kanuna tabi olarak 1983 ila 1985 yılları arasında geçen çalışmalarının üzerine Almanya’da geçen çalışmalarını borçlanmak suretiyle 2012 yılında SGK Yurtdışı Borçlanma ve Tahsis İşlemleri Daire Başkanlığı’na gerekli tüm belgeleri de ekleyerek yazılı başvuruda bulunmuştur.Aynı şekilde  Elif de yurtdışında bulunduğu süreleri borçlanmak için başvuruda bulunmuştur.ANCAK HER İKİSİNİN TALEBİ DE BAŞVURU ANINDA TÜRK VATANDAŞI OLMAMALARI GEREKÇESİYLE REDDEDİLMİŞTİR.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri tek başına ele alınarak lafzi bir yoruma tabi tutulursa; başvuru anında Türk vatandaşı olmayanların yurt dışında geçen çalışmalarını ya da sürelerini borçlanmalarının mümkün olmadığı söylenebilir. Ancak Sosyal Güvenlik Hukuku’nun dinamik yapısı,devamlı olarak genişleme  eğiliminde olması ve özellikle 403 Sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu ile 2009 senesinde yürürlüğe giren 5901 Sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun kazanılmış haklara ilişkin hükümleri dikkate alınarak bir değerlendirme yapıldığında ise başvuru anında Türk vatandaşı olmanın yurtdışında geçen çalışmaların ya da yurtdışında geçen sürelerin borçlanılması bakımından zorunlu bir koşul olmadığını kabul etmek gerekmektedir.Zira 403 Sayılı  Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 5203 sayılı Yasa ile Değişik 29. Maddesinde “Bu kanun gereğince Türk vatandaşlığını kaybeden kişiler,kayıp tarihinden başlayarak yabancı muamelesine tabi tutulur.Ancak,doğumla Türk vatandaşı olup da İçişleri Bakanlığından vatandaşlıktan çıkma izni alanlar ve bunların vatandaşlıktan çıkma belgesinde kayıtlı reşit olmayan çocukları;Türkiye Cumhuriyeti’nin milli güvenliğine ve kamu düzenine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla,askerlik hizmetini yapma yükümlülüğü ve seçme-seçilme, kamu görevlerine girme ve muafen araç ve eşyası ithal etme hakları dışında,sosyal güvenliğe ilişkin hakları saklı kalmak ve hakların kullanımında ilgili kanunlardaki hükümlere tabi olmak şartıyla Türk vatandaşlarına tanınan haklardan aynen yararlanmaya devam ederler” hükmü ile 2009 Yılında yürürlüğe giren 5091 Sayılı Yasa’nın 28.maddesinde de benzer şekilde izin alarak Türk vatandaşlığından çıkan kişilerin sosyal güvenliğe ilişkin kazanılmış haklarının korunacağı belirtilmiştir.Yani her iki düzenlemede de açık bir şekilde Türk vatandaşlığını kaybedenlerin kazanılmış haklarının korunacağı düzenlenmiştir. Kazanılmış hak mefhumu Hukuk Devleti kavramının en önemli bileşenlerindendir. Bu kavramı tahrif eden her türlü düzenleme –yasa ile yapılsa dahi- hukuk devleti anlayışını zedeleyecek sonuçlara yol açar.Yargıtay’ın bu husustaki içtihatları da aynı istikamettedir.

Örneğimize dönersek Ahmet ve Elif’in, borçlanma tarihinde Türk vatandaşı olmasalar da ,Türk vatandaşlığından izinle çıkmaları karşısında sahip oldukları sosyal güvenliğe ilişkin  kazanılmış hakları nazara alınarak borçlanma talebini reddeden SGK aleyhine iptal ve tespit davası açma haklarının mevcut olduğunu söylemeliyiz.


ÇİFTE VATANDAŞLARIN YURT DIŞI BORÇLANMASI HAKKI VAR MIDIR?

Yabancı bir devletin vatandaşı olmakla birlikte Türk vatandaşı da olan kişilerin de 3201 Sayılı Yasa’dan yararlanma ve yurtdışında geçen çalışmaları ve/veya yurtdışında  bulundukları süreleri borçlanma hakları vardır.

Örnek 2:Ahmet İsviçre vatandaşı olup aynı zamanda Türk vatandaşlığını da muhafaza etmektedir.Ahmet  SGK’ya başvurarak İsviçre’deki çalışmalarını karşılığı olarak Türkiye’de borçlanabilir ve kendisine yaşlılık aylığı bağlanmasını isteyebilir.Zira  yasa başvuru anında Türk vatandaşı olmayı öngörmekte,Türk vatandaşlığı ile  birlikte başka bir ülke(çifte vatandaşlık) vatandaşı olmayı yurtdışı borçlanmasına engel bir durum olarak düzenlememektedir.



BİR YABANCI TÜRK VATANDAŞLIĞINA GEÇEREK YABANCI ÜLKEDEKİ HİZMETLERİNİ BORÇLANABİLİR Mİ?
BORÇLANMAYA KONU,BORÇLANILMASI İSTENEN SÜREDE İLGİLİNİN TÜRK VATANDAŞI OLMASI:

Türk vatandaşlığının kazanılmasından önce ya da Türk vatandaşlığının kaybedilmesinden sonra geçen çalışma ile ev kadınlığı sürelerini borçlanma kapsamı dışındadır.Bu kural muhtelif yargı kararları ile yurtdışı borçlanmasına engel olarak kabul edilmemiştir.Ülkemizde bu mevzudaki yargı pratiğini aşağıdaki şekilde özetleyebiliriz:Özellikle Yargıtay 10.Hukuk Dairesi’nin borçlanılan sürelerin Türk vatandaşı olarak geçirilmesinin gerekmediği yönünde bir süre devam ettirdiği görüşünün aksine; Yargıtay 21.Hukuk Dairesi  ortaya koyduğu içtihatları ile borçlanılan sürelerin Türk vatandaşı olarak geçirilmesini öngörmüş,Danıştay ise Emekli Sandığı’na yapılan başvurularla ilgili olarak verdiği kararlarda borçlanılan yurtdışı çalışmalarının Türk vatandaşı olarak geçirilmesinin gerekmediği yönünde içtihatlar ortaya koymuştur.İki farklı hukuk dairesinin bu hususta ortaya koydukları iki farklı içtihat ekseninden sonra, aynı hususta Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 21.Hukuk Dairesi’nin içtihatları istikametinde mülahazada bulunmuş olup, halen uygulamanın, eleştiriye açık bir şekilde borçlanılan sürelerin Türk vatandaşı olarak geçirilmesi gerektiği tutumuna uygun bir seyir izlediğini belirtmemiz gerekmektedir.

Örnek 3: Ahmet 1990-2003 yılları arasında Hollanda ‘da işçi olarak çalışmıştır.Ahmet 2000 yılında Türk vatandaşlığından çıkarılmıştır.Ahmet 2013 Yılında  SGK Yurtdışı Borçlanma ve Tahsis İşlemleri Daire Başkanlığı’na başvurarak Hollanda’da geçen yurtdışı çalışmalarının tamamını borçlanmak istemiş ancak bu talebi 1990-2000 yılları arasındaki süreyle sınırlı olarak kabul edilmiş,2000-2003 yılları arasındaki çalışmaları ise bu sırada Türk vatandaşı olmadığından bahisle  kabul edilmeyerek borçlanma kapsamı dışında bırakılmıştır.Bu durumda Ahmet’in SGK’nın kararına itiraz etmesi neticeyi değiştirebilir mi?Bu sorunu yanıtı yukarıdaki açıklamalar ve özellikle mevcut yargı pratiği ışığında maalesef olumsuzdur.Yani başvuru anında Türk vatandaşı olmak zorunlu değilse de ,borçlanılan süre zarfında Türk vatandaşı olmak zorunludur.

YURTDIŞINDA ÇALIŞILAN YA DA BULUNULAN SÜRELERİN BELİRLİ VASIFTA OLMASI;

Bir diğer koşul da yurtdışı sürelerinin vasfının belirli nitelikte olmasıdır.Buna göre:
*Hizmet akdine bağlı olarak ve/veya kendi nam ve hesabına bağımsız olarak geçen çalışma süreleri
*Hizmet akdine bağlı olarak ve/veya kendi nam ve hesabına bağımsız olarak geçen çalışmaların,sigortalılığın arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri,
*Ev kadını olarak geçen süreler.Bu sürelerin evli ya da bekar olarak geçirilmesi arasında bir fark bulunmamaktadır.

Bazı yurtdışı süreleri ise borçlanma kapsamının dışında tutulmuştur.Bunlar:
*18 yaşın doldurulmasından önce yurdışında geçen çalışma ve ev kadınlığı süreleri,


YABANCI ÜLKEDE TÜRK İŞVERENE BAĞLI OLARAK ÇALIŞANLARIN YURTDIŞI ÇALIŞMALARINI BORÇLANMASI MÜMKÜN MÜDÜR?

*Sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelerde iş alan Türk işverenlerce yurtdışına götürülen Türk işçilerinin çalışma süreleri,bir başka değişle Türk işverenlerce(Türkiye İş Kurumu’na bildirilerek yurtdışına yine Türk işverenlerce çalıştırılmak üzere götürülen işçilerin) yurtdışına götürülen işçilerin ,yabancı ülkede hizmet aktine bağlı olarak yaptıkları çalışmaları 3201 Saylı Kanun çerçevesinde borçlanmaları mümkün değildir.Ancak bu işçiler isteğe bağlı sigortaya yurtdışındaki çalışmalarıyla ilgili olarak çalışma süreleri boyunca prim ödeyerek sosyal güvenlik haklarından istifade edebilirler.

*İkili sosyal güvenlik sözleşmesine göre kendilerine kısmı aylık bağlanmış olanların çalışmalar arasında ve hizmetin bitim tarihinden sonraki işsizlik süreleri.

YURT DIŞINDA ÇALIŞTIĞI VE/VEYA BULUNDUĞU SÜRELERİ BELGELENDİRMEK

Yurtdışında geçen sürelerin ,başvuruyu yapan kişi tarafından belgelendirilmesi gerekmektedir.Belgelerde eksiklik olması halinde ,başvuruyu yapanın eksikliği tamamlaması gerekir.Eksiklik dolayısıyla SGK’ca borçlanma talebi reddedilmeyerek ,eksikliğin giderilmesi gerektiği ilgiliye bildirilir.Eksikliğin giderilmesiyle beraber işlemler tamamlanarak sonuçlandırılır.


İLGİLİ KURUMDAN YAZILI TALEPTE BULUNMAK

Yurtdışı borçlanma talebinde bulunmak için mevzuatta yer aln ve yurda kesin dönüş yaptıktan sonra iki yıl içinde başvuru yapılmasını öngören düzenleme ortadan kaldırılmış olup halihazırda başvuruyla ilgili olarak bir sınırlaması,hak düşürücü süre yada zamanaşımı süresi sözkonusu değildir.Yurtdışı sürelerini borçlanmak isteyen kişinin ilgili kuruma gerekli belgelerle birlikte yazılı olarak başvuruda bulunması gerekmektedir.


YURTDIŞINDA GEÇEN HANGİ SÜRELER BORÇLANILABİLİR?

Yurtdışı borçlanmasına esas alınan çalışma süreleri,çalışmanın geçtiği ülke mevzuatına göre çalışılmış ya da çalışılmış olarak sayılan sürelerdir.Çalışılmış olarak sayılan sürelerin hizmet cetvellerinde yer alması gerekir.İkamet sürelerinin ise çalışma süresi olarak kabulü;dolayısıyla borçlanılması mümkün değildir.Yurtdışındaki işsizlik sürelerinin tamamı değil sigortalılık süreleri arasında veya sonunda her birinde olmak kaydıyla bir yıla kadar olan işsizlik süreleri borçlanma kapsamına dahil edilebilir.


TÜRK VATANDAŞLIĞINDAN ÇIKMIŞ OLANLAR TÜRK VATANDAŞIYKEN YURTDIŞINDA GEÇEN ÇALIŞMALARINI BORÇLANABİLİRLER Mİ?
YURTDIŞI HİZMETLERİNİN BORÇLANILMASINDA SİGORTALILIK BAŞLANGICI NASIL TESPİT EDİLİR?


Örnek 3:Ahmet ,Almanya’da 1979 -1984 yılları arasında çalışmış sonra Türkiye’ye dönerek 1995 Yılından itibaren 2009 Yılına kadar sigortalı olarak çalışmıştır. Ahmet  2013 yılında SGK’ya başvurarak Almanya’daki  5 yıllık çalışmalarını borçlanarak yaşlılık ayılığı bağlanmasını istemiştir. Kurum Ahmet’in talebini kabul etmiştir.Ancak sigortalılık başlangıç tarihini Türkiye’deki sigortalılık başlangıcından ,yurtdışı borçlanma süresi kadar(5 yıl) geri çekerek 1990’dan başlatmıştır.Bu nedenle Ahmet emeklilik hakkını kazanamamış,Ahmet’in sigortalılık başlangıç tarihinin Almanya’daki sigortalılık başlangıcı olarak (1979)  kabul edilmesi talebi de reddedilmiştir. Ahmet bu duruma üzülerek çevresindeki kişilerden sorunun en iyi nasıl çözülebileceğini öğrenmeye çalışmış kendisine bu sorunu en iyi avukat çözer telkini üzerine dava açma yoluna başvurmuştur.Oysa en iyi iş avukatı ya da en iyi sosyal güvenlik avukatı ile sadece bireysel bir sorunun çözülmesi sözkonusu olabilirse de ülkemizdeki çok sayıda yurtdışı çalışması yapmış bir kitlenin ortak sorununu oluşturması bakımından yapılması gerekenin bu hususta yasal düzenleme yapmak olduğunu,yargı kararları ve içtihatları ile soruna çözüm bulunmaya çalışılmakta ise de bunun dava sayısının düşmesini sağlayamayacağını belirtmek gerekmektedir.Bu durumda öncelikle Ahmet’in karşılaştığı sorunun ,engelin yasal dayanağını ortaya koyduktan sonra ;yargı kararlarının  hangi hukuki argümanlarla sigortalılık başlangıç tarihinin Almanya’daki sigortalılık başlangıç tarihi olması gerektiğini kabul ettiğini açıklama yoluna gidelim.
3201 sayılı kanunun’un Süre tespiti ve sigortalılığın başlangıcı başlıklı 5.maddesine göre “

Madde 5 – (Değişik birinci fıkra: 17/4/2008-5754/79 md.) Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son  tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır, bu tespitte 1 yıl 360 gün, 1 ay 30 gün hesaplanır.

Sosyal  güvenlik  kanunlarına  tabi  hizmetleri  olanların,  borçlandıkları  gün  sayısı,  prim  ödeme  gün  sayıları  ile   ilgili   hizmetlerine   katılır.   Sigortalılığın   başlangıç tarihinden önceki süreler borçlanılmış ise, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür.

Sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmeti bulunmayan istek sahiplerinin sigortalılıklarının başlangıç tarihi, borçlarını tamamen ödedikleri tarihten borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülen tarihtir.

(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/79 md.) Yurtdışı hizmet borçlanmasına ait süreler 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre hangi sigortalılık haline göre geçmiş sayılacağının belirlenmesinde; Türkiye’de sigortalılıkları varsa borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık haline göre, sigortalılıkları yoksa aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilir.

(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/79 md.) Sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülkelerdeki hizmetlerini, bu Kanuna göre borçlananların, sözleşme yapılan ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak dikkate alınmaz.”

Maddenin tek başına ve lafzi bir yoruma tabi tutulması halinde Ahmet’in talebiyle SGK uygulamasının yerinde olduğu söylenebilir. Ancak çok sayıda yargı kararı ve Yargıtay içtihadı ile ortaya konulduğu üzere;yurtdışında geçen süreler Türkiye’nin ikili sosyal güvenlik sözleşmesi yaptığı bir ülkede geçmişse borçlanma taleplerinin değerlendirilmesinde sosyal güvenlik sözleşmelerinin dikkate alınması ve bir değerlendirmeye tabi tutularak sonuca gidilmesi gerekir. ikili sosyal güvenlik sözleşmelerinin yurtdışı borçlanmalarında sigortalılık başlangıcına etkisi ülkemiz yargı  pratiğinde  son zamanlarda şu şekilde ele alınmaktadır:

Anayasamızın 90/son maddesinde öngörüldüğü üzere ,usulüne göre yürürlüğe konulmuş uluslararası sözleşmeler kanun hükmündedir.Öyle ki bunlar hakkında Anayasa’ya aykırılık iddiasında bulunulamaz.Böylelikle uluslararası sözleşmeler iç hukuk bakımından yasa gücünde görülerek normlar hiyerarşisinde de bu bağlamda değerlendirilmiştir.Yasa gücünde olan uluslararası sözleşme  ile yasadan hangisinin öncelikli olduğu sorunsalının çözümü zorunluluğu bu noktada ortaya çıkmaktadır.Bu durum yasaların çatışması hali olup;

a-Sonraki norm,öncekinin yerini alır,

b-Özel kanun genel kanundan önce gelir,

c-Açık anlamlı norm ,kapalı anlamlı normdan önce gelir prensipleri ışığında sonuca varmak gerekir.

Yurt dışında çalışan Türk vatandaşlarının sigortalılık başlangıcı yönünden,bulundukları ülke ile yapılan ikili uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerinde açık hüküm bulunmayan veya hiç sözleşme yapılmayan ülkelerde bulunanların durumu 3201 Sayılı Kanun hükümlerine göre değerlendirilecektir.İkili sosyal güvenlik anlaşması var ve bu sözleşmede sigortalılık başlangıcına dair bir düzenleme varsa bu durumda sözleşmedeki düzenlemeye göre sonuca gitmek gerekir.

Örneğimize dönersek;   Türkiye ile Almanya arasında 5.12.1984 tarihli 3241 sayılı Kanun’la onaylanıp 1.4.1987 tarihinde yürürlüğe giren 30.04 .1964 tarihli Türk Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin bulunduğunu ve bu sözleşmenin EK Sözleşmesinin 29.maddesinin 4.bendinde “bir kimsenin Türk sigortasına girişten önce bir Alman Rant Sigortasına girmiş olması halinde;Alman Rant Sigortalarına girişi Türk Sigortalarına giriş olarak kabul edilir.”  hükmü yer almaktadır.O halde Ahmet’in sigortalılık başlangıcının, yurtdışındaki sigorta başlangıcı olarak (1979) kabulü  gerekmektedir.



EV KADINLARI,ÇALIŞMAYAN KADINLAR YURTDIŞINDA BULUNDUĞU SÜREYİ BORÇLANARAK TÜRKİYEDEN EMEKLİ OLABİLİRLER Mİ?
YURT DIŞINDA EV KADINI OLARAK GEÇİRİLEN SÜRELER


Yurt dışında ev kadını olarak geçirilen sürelerin evli olarak geçirilmiş olması zorunlu değildir.18 yaşının doldurulmasından sonra yurt dışında geçirilen sürelerin tamamı ya da bir kısmı ,çalışılıp çalışılmamasına  bakılmaksızın ev kadınları (bekar veya evli)tarafından  borçlanılabilir.


YURTDIŞINDAKİ ÇALIŞMALAR TÜRKİYE’DE HANGİ KURUMDAN BORÇLANILABİLİR?(SSK MI?BAĞKUR MU?EMEKLİ SANDIĞI MI?)

Yurt dışı sürelerini borçlanacak kişinin Türkiye’de sigortalılığı varsa borçlanma başvurusunun yapıldığı anda hangi sigortalılığa tabiyse ona göre (5510 Sayılı Yasa’nın 4-a kapsamındaysa buna göre eski ifadesiyle SSK’dan,4-b kapsamındaysa eski ifadesiyle Bağ-Kur’dan ,4-c kasamındaysa eski ifadesiyle Emekli Sandığı’ndan aylık bağlanır),Türkiye’de sigortalılığı yoksa,yapılan borçlanma 5510 Sayılı Kanun’un 4.maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi(4-b) kapsamında( Bağ-Kur’dan) geçmiş sigortalılık olarak değerlendirilir.


YURTDIŞI BORÇLANMASI İÇİN  BORÇLANILACAK SÜRE NASIL BELİRLENİR?
BORÇLANMA KARŞILIĞI AYLIK BAĞLANMA ŞARTLARI NELERDİR?


*Kesin dönüş yapmak:Bununla anlatılmak istenen Türkiye’ye döndükten sonra bir daha yurt dışına çıkmamak değildir.Anlatılmak istenen yurt dışı sürelerini borçlanan kişinin yurt dışında çalışmalarını sürdürmemesi veya ikamete dayalı sosyal sigorta veya sosyal yardım ödeneği almamasıdır.
*Borçlanılan tutarın tamamını ödemek:Bununla kastedilen aylığa hak kazanılacak kadar bir tutarın ödenmesinin zorunlu olmasıdır.Yoksa borçlanılan tutar daha fazla olsa da aylık almak için gerekli tutar daha az ise bu taturaın ödenilmesi ile yetinilebilir.

*Ülkemiz sosyal güvenlik kanunlarına göre aylık almayı hak etmiş olmak:Yurt dışı  borçlanma süreleri,aylığa hak kazanma bakımından değerlendirilirken,ülkemiz sosyal güvenlik kanunlarına göre değerlendirilir. Aylığa hak kazanmak için gerekli prim gün sayısı,sigortalılık süresi gibi kriterler ülkemiz mevzuatına göre belirlenir.
*Aylık Bağlanması İçin İlgili Kuruma Başvuruda Bulunmak:Yurt dışı sürelerini borçlanmak isteyen kişinin   gerekli belgelerle birlikte yazılı olarak başvuruda bulunması gerekmektedir.


YURTDIŞI BORÇLANMASI YAPMAK İÇİN BELİRLİ BİR SÜRE VAR MIDIR?

Yurt dışı sürelerinin borçlanılmasında daha evvel mevcut olan yurda kesin dönüşten sonra iki yıl için borçlanma başvurusunda bulunma zorunluğu Anayasa Mahkemesi’nin ilgili hükmü iptaliyle ortadan kalkmış olup, bu hüküm yerine benzer bir düzenlemede yapılmamıştır. Özetle borçlanma talebinde bulunmak için öngörülmüş bir süre sınırlaması bulunmamaktadır.


YURTDIŞINDA ÇALIŞAN TÜRK VATANDAŞLARININ VEYA YURTDIŞINDA BULUNAN TÜRK VATANDAŞI EV HANIMLARININ VEFATI HALİNDE YURTDIŞINDAK ÇALIŞTIKLARI SÜRE VEYA YURTDIŞINDA BULUNDUKLARI SÜRE MİRASÇILARI TARAFINDAN BORÇLANILARAK MAAŞ BAĞLANMASI İSTENİLEBİLİR Mİ?
YURT ÇALIŞMALARI MİRASÇILAR TARAFINDAN DA BORÇLANILABİLİR Mİ?


Ölenin hak sahibi durumunda olan mirasçıları,ölenin yurt dışında bulundukları süreleri 3201 Sayılı Kanun çerçevesinde borçlanabilirler.
Örnek 4:Ahmet 1980 ila 2006 yılları arasında Hollanda’da çalışmış 2008 yılında bu ülkedeyken vefat etmiştir.Ahmet’in  mirasçısı olarak geriye bir tek, evli olmayan 30 yaşında Ayşe adında bir kız çocuğu kalmıştır.Ayşe babasının yurt dışındaki çalışmalarını borçlanabilir mi? Bu sorunun yanıtı evettir.Zira Ayşe sosyal güvenlik hukuku anlamında “hak sahibi” olup babasının yurt dışı çalışmalarını borçlanarak babasının yaşlılık aylığını alma hakkına haizdir.


YURT DIŞI ÇALIŞMALARINI BORÇLANARAK AYLIK ALMAYA BAŞLAYANLARIN MAAŞLARI HANGİ HALLERDE KESİLİR?

Yurt dışı sürelerini borçlanarak malullük,yaşlılık emekli aylığı bağlananların aylık alma şartlarının sürüp sürmediği,SGK tarafından lüzumlu hallerde ve herhangi bir zamanda araştırılabilir.Aşağıdaki hallerden birinin tespiti halinde aylık kesilir:
*Aylık bağlanan kişinin yurt dışında yabancı ülke mevzuatına göre çalışmaya başlaması,
*Aylık bağlanan kişinin yurt dışında ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği almaya başlaması,
*Aylık kişinin Türkiye’de sosyal güvenlik kanunlarına göre sigortalı olarak çalışmaya başlaması.23.08.2013

 

Makaleler ile İlgili Yasal Uyarı

 

Yine “Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlanılması"  başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Av. Özkan Kaban'a  ait olup makale, yazarı tarafından www.kabanbukuk.com adresinde yayınlanmıştır.

 

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

 

Av.Özkan Kaban